LİSEEDEBİYAT.COM

Edebiyatcıların Yeni Adresi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

TÜRKÜ ÖRNEKLERİ

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 138
ZayıfMükemmel 

Bu Konuyu Facebook Profilinde Paylaş

EĞİN TÜRKÜSÜ

Yeşil kurbağalar öter göllerde

Kırıldı kanadım kaldım çöllerde

Anasız babasız gurbet ellerde

Ya ben ağlamayın kimler ağlasın

Şu mahzun gönlümü kimler eğlesin

Eğin'in etrafı dağdır meşedir

İçinde oturan beydir paşadır

Yüz elli mahalle beş yüz köşedir

Tez gel ağam tez gel olma yalancı

Benim ahım eder seni dilenci

Sabahtan kalktım ki güneş parlıyor

Ağam atın terkisini bağlıyor

Yüzüne baktım ki ağam ağlıyor

Tez gel ağam tez gel eğlenmeyesin

Elde güzel çoktur evlenmeyesin

Eğin viran olmuş, baykuşlar Öter

Bastığın yerlerde dikenler biter

Ben çevrini çektim el almış yatar

Gel ağam, gel ağam gel de yine git

Akan gözyaşımı sil de yine git.

BUDİN TÜRKÜSÜ


 

Budin dedikleri aksuyun başı

Kan ile yoğrulmuş toprağı taşı

Çerkeş bayraktardır şehitler başı

Geldi kâfirleri geçti bedeni Aldı

Nemçe bizim nazlı Budin'i

Budin'in üstünde doğdu bir yıldız

Aldı hain küffar on iki bin kız

Kimi kadı, kimi müftü, müderris

Geldi kâfirleri geçti bedeni Aldı

Nemçe bizim nazlı Budin'i

Budin dedikleri çepçevre meşe

Kurdunu kuşunu doyurduk leşe

Hüngür hüngür ağlar Genç Ali Paşa

Aman padişahım imdat umarız

İmdat etmez isen nâre yanarız

Budin'in içinde biz üç kız idik

Altın kafeslerde beşli kuzuyduk

Küffarın eline lâyık mı idik?

Geldi kâfirleri geçti bedeni Aldı

Nemçe bizim nazlı Budin'i

HAPİSHANE TÜRKÜSÜ

A'çşam olur hapishane kitlenir

Kimi kâğıt oynar, kimi bitlenir

Kiminin temyizden evrakı gelir

Düştüm bir ormana yol belli değil

Yatarım yatarım gün belli değil

Hapishane içinde üç a^ap incir

Kollarım kelepçe boynumda zincir

Zincir sallandıkça her yanım sancır

Düştüm bir ormana yol belli değil

Yatarım yatarım gün belli değil

Türkü Örneği:

Zeynep bu güzellik var mı soyunda?

Elvan elvan güller kokar koynunda,

Ramazan ayında bayram gününde.

Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim,

Üç köyün içinde şanlı Zeynebim.

Söğüdün yaprağı narindir narin,

İçerim yanıyor, dışarım serin,

Zeynep'i ettiler bu hafta gelin.

Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim,

Üç köyün içinde şanlı Zeynebim.

Zeynep'e yaptırdım altından tarak,

Tara da zülfünü omzuna bırak.

Görüşmek isterim, yollarım ırak.

Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim,

Üç köyün içinde şanlı Zeynebim.

Zeynep'in alı var, alı neylesin?

Al yanak üstüne şalı neylesin?

Bu yosmalık varken malı neylesin?

Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim,

Üç köyün içinde şanlı Zeynebim.

Zile'nin yolları dardır geçilmez,

Soğuktur suları bir tas içilmez.

Anadan geçilir, yârdan geçilmez.

Zeynebim Zeynebim anlı Zeynebim,

Üç köyün içinde şanlı Zeynebim.

Türkü Örneği:

Şu dağın başında bir taş olaydım,

Gelene geçene yoldaş olaydım,

Bacısı güzele kardaş olaydım.

Gel otur yanıma nallarımı sorayım,

Halimden anlamaz o yâri ben nideyim?

Şu dağın başına ekerler darı.

Ekerler biçerler severler yâri,

Yâr bana yollamış ayvayla narı.

Gel otur yanıma nallarımı sorayım,

Halimden anlamaz o yâri ben nideyim?

Şu dağın başına ekerler küncü,

Ekerler biçerler severler genci,

Yar bana yollamış ayva turuncu.

Gel otur yanıma nallarımı sorayım,

Halimden anlamaz o yâri ben nideyim?

(Türk Dili, Halk Şiiri, S. 445-450, TDK., Ank. 1989.)

 

 

Çarşamba, 27 Mart 2013 19:16 tarihinde güncellendi